Tekvir

O güneş dürüldüğünde,
yıldızlar bulandığında,
dağlar yürütüldüğünde,
dağlar yürütüldüğünde,
vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
denizler ateşlendiğinde,
ruhlar eşleştirildiğinde.
Diri diri gömülen kıza sorulduğunda;
hangi suçtan öldürüldü diye,
defterler açıldığında,
gök yüzü sıyrılıp açıldığında,
cehennem kızıştırıldığında,
cennet yaklaştırıldığında,
bir nefis (herkes) ne hazırladığını anlar.
Şimdi yemin ederim o sinenlere,
o akıp akıp yuvasına girenlere,
yöneldiği zaman o geceye,
nefeslendiği zaman o sabaha ki,
muhakkak o (Kur'an), şerefli bir elçinin getirdiği bir sözdür.
O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.
Orada kendisine itaat edilendir, güvenilendir.
Yoksa sizin arkadaşınız (Muhammed), delirmiş değildir.
Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.
O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.
Ve o (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Böyle iken siz nereye gidiyorsunuz?
O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!

Trackbacks

The trackback uri for this entry is
http://www.ahmetyazici.org/blog//trackback.php/3/19

Listed below are the weblogs that reference this post





Comments



 
Name

Email

URL


Remember me?

Comments


Verification code
Verification code